17 Mart 2012 Cumartesi

açık kaynak

bir takım endüstri standardı programlar dururken ve aslında öğrencisinden profesyoneline, çoğunluk, bu programları, platformları, donanımları ve uygulamaları tercih etmekteyken ve aslında kendim de tüm bu program ve platformları kullanmayı bildiğim ve zaman zaman kullandığım halde.. peki neden açık kaynaklı program ve projelere öncelik veriyorum? neden onları çalışmak ve öğretmek bana daha heyecanlı geliyor?

bence bu politik ve ahlaki bir konu. açık kaynak sistemi paylaşma ve tamamlayıcılık ahlakının* büyük ölçeklerde uygulanmış ve işlerliği kanıtlanmış hali. rekabetçi ve eşitlikçi bir ekonominin yerini alabilecek bir tamamlayıcılık ekonomisinin mümkün olduğunu gösteriyor. insanlar paylaşmayı ve yararlı olmayı seviyorlar. bunun için büyük zahmetlere girmekten kaçınmıyorlar. başka bir dünya mümkün. başka bir dünya mevcut.

* tamamlayıcılık etiği başlığı için bkz. murray bookchin, özgürlüğün ekolojisi

2 yorum:

misafir araştırmacı dedi ki...

peki o halde neden 'açık kaynak' yerine 'özgür yazılım' demeyi tercih etmiyorsunuz, mesela böyle bi durumlar var:
http://www.gnu.org/philosophy/open-source-misses-the-point.html

gönülsüz dedi ki...

bu yorumun üzerine acaba açık kaynak'ı özgür yazılım ile değiştirsem mi diye düşündüm, referans verilen yazıya da göz attım. ama sanıyorum tabiri koruyacağım.

açık kaynak aslında meselenin özüne doğrudan işaret ediyor, bir yazılımcı ya da yazılım firması, üretimini kaynak kodunu şifreleyerek koruyabiliyor, açık kaynakta ise kodu korumadığın gibi bir takım lisanslar üzerinden o kaynağın çeşitli türden kullanımlarını da serbest bırakıyorsun. ve o kadar.

aslında açık kaynak bu duruma işaret eden bir terim, yoksa ideolojik bir posizyon değil. bu anlamıyla kapsayıcı. büyük şirketlerin de mesela bu işten kar elde ettikleri söyleniyor.

o yazıda richard stallman bir açık kaynakçılık idolojisi kurguluyor ama bu daha ziyade --kendi pozisyonunu ideolojik bir yolda tanımladığı için-- kendine bir karşıt yaratmak türünden gibi algılıyorum. çünkü açık kaynak yelpazesi geniş ve gnu'nun kendisini de elbet kapsıyor. mesela akademik çalışmalar da belli noktalarda doğrulanabilirlik açısından açık kaynak kullanabiliyor ve bunun verimlilikle ilgisi yok.

gnu'ya saygım büyük, ürünlerine, tavırlarına hiç bir diyeceğim yok ve kendim de özgür yazılım düşüncesine daha yakın olabilirim ama şu "post-ideolojik", "TAZ" ve "doğrudan eylem" tabirleri biraraya gelince... buna bi de "heterojen" ve "kapsayıcı"yı ekleyelim.... yani stallman'ın yaklaşımıyla özgür yazılım biraz daha dışlayıcı ve sınırlar koyan ve sanki bir parça da "bu işin bir doğrusu var o da bu" der gibi bir....