6 Şubat 2014 Perşembe

cacık reloaded

ipe un serme koordinasyonu ekibiyle yaptığımız 3. havanda su dövme toplantısında kurumumuzdan bir cacık olmayacağı yönündeki saptamanın yürürlüğünün bir dönem daha uzatılmasına karar verildi.

yani.. aslında ben ibret aldım. toplantılar boyunca güzelcene düşündüm. kurumda ne yapılması gerektiği bakana açıktı. ancak kurumun halihazırdaki teşkilatı gereği bir bütün olarak yapılması gerekenlere yönelemeyeceği, kurumda bir ağırlığı olan, eğitimle ilgili bir vizyon üretebilecek olan ve dolayısıyla olumlu yönde değişimin tek olası motoru olan havanda su dövme topluluğunun ise apar topar kaldırılan eski düzene dönüş hülyasını bilinçaltında sayıklamakta olduğu da açıktı. ama işte kalkıp bu tip hususlara işaret etmeye "yapıcı olmamak" diyorlar. çünkü durumu gerçekten iyileştirebilecek düzenlemeler havanda su dövme topluluğunun kendi kudretiyle ilgili ufkunu aşıyordu. eski düzenin yerine bir yenisi konmadan kaldırılmasının durumu daha beter kıldığı açıktı. yeni uygulamanın akdemideki (1) idare - (2) lisans eğitimi - (3) lisansüstü+araştırma üçlüsünün ayrım hatlarına bir türlü oturmadığı da açıktı, böyle kalabalık ve işleyişi karmaşık kurumların aşırı-güçlü bir kaç yönetici tarafından merkeziyetçi bir usulde idare edilemediği de besbelliydi... işler bu haldeyken, özellikle lisans eğitiminin acilen elden geçirilmesi gereği açıktı (ancak bu durumdan vazife çıkaran piramidal idare sorunları doğru değerlendiremiyor ve ne yapılmaması gerekiyorsa onu yapmaya çalışıyordu). sorunlar yığıldıkça yığılıyor, dünya bir yerlere doğru gidiyor, biz saçma sapan ve koordinasyonsuz bir eğitim programıyla güreşerek hem entelektüel hem meslek insanı yetiştirmeye uğraşıyorduk... akademik kadronun yarım asırlık kat yerlerine uydurulmuş bir eğitim programıydı bu güreştiğimiz, eğitimin gereklerine ise uydurulamıyordu. ve ama atamalarımıza ve görevlendirmelerimize dokunmasanız yine de tatlı tatlı yaşayıp gidecektik işte.

peki bu niye önemli? çünkü verimliliğin ve mutluluğun koşulları arasında amaçlar-sebepler-hedefler de var. bunlar yaşamda kendi kendini sürdüren zeminsiz bir anlam çatkısı yaratıyor. işleyişinde saçmalıklar ve çirkinlikler bulunan ve kendini varlık amaçlarının gerektirdiği doğrultuda yenileyemeyen bir kurumun parçası olduğunu düşünmek insanın hayatına gerçekten olumlu katkı yapmıyor. irrasyonel işleyişler insanı yoruyor. anlamlı bir konuda olumlu bir katkı yapamayacağını bilmek de heyecan kırıcı. kendi işlerine dönüyorsun.

Hiç yorum yok: