14 Aralık 2012 Cuma

ve yerlerine kim

öbür tarafta bir grup insan yeni bir yasa hazırlıyor. doktoradan ve asistanlıktan atılışlarımın yeni bir tanesi hazırlanıyor da denebilir. üç beş ayda bir okulumdan atılacağımı öğreniyorum. öğrencilik prosedürleri yüzünden atılıyorum, araş.gör.lük yasaları yüzünden atılıyorum, orduya dair yasalar yüzünden atılıyorum.. atılıp duruyorum. benle birlikte bir sürü insan daha işlerinden atılıp duruyorlar. hani biz iş buluruz, bize bişey olmaz ama içinde yer aldığımız kurumdan koparılmış oluyoruz. yeni bir atılmamız da bu yeni yükseköğretim kanunu vesilesiyle olacak gibi görünüyor. doktora bitince atılacak gibiyiz. esasında memleketin yeni bir yükseköğretim yasasından muradı bellidir, üniversitelerin özerkliği ve üniversiteler içinde fakültelerin özellikle akademik konularda daha bağımsız olabilmesi. ve bu tabii mali politikalarda ve kadro politikalarında karar aralığının genişlemesini de içermeli. sonra her üniversite ve bölüm kendi idari ve akademik geleneklerini özerk biçimde geliştirmeye devam edebilir. hani olmaz ya, daha yatay ve şeffaf idareler olsa olsa böyle kurulur. tabii daha despotik ve düşey olanları da böyle kurulur. ama onlar zaten her yandalar. nerdeyse tüm küçük bölümler birer derebeylik halinde ve bazı büyük bölümler de oligarşik idareler altında zulüm görmekteler.

yükseköğretim sistemimizin ihtiyacı belli de, bu yasanın hazırlanma ve tartışılma süreçlerinde gördük ki, siyasi iktidarın bu yasadan muradı başkadır. aslında iktidar, yapmak istediği bazı değişiklikler olsa da, şu anki sistemi çok da değiştirmek istemiyor. ve yasanın oluşturulmasındaki katılım sürecini bir konsensüs arayışından ziyade bir rıza oluşturma süreci olarak kullanmak istiyor (yine de, en azından, anayasa ve yüksek öğretim yasaları süreçlerinde katılımcılık söylemi bir kere kutudan çıkmış oldu). çeşitli işaretler bize gösteriyor ki, bu iktidar döneminde anlamlı bir üniversite reformu mümkün olmayacak. yasayı hazırlamakta olan ekip tartışma sürecinde yaygın biçimde itiraz edilen başlıklarla ilgili olarak prosedürü evirip çeviren ama sonucu değiştirmeyen sözde-düzeltmeler öneriyor. tüm bu tartışma sürecinin sonunda, ilk taslakta yer alan tüm hedefler sonuçta bir şekilde yeni yasada yer alacak gibi... minör (ama bizim için önemli) başlıkların da kaderi böyle olacak...

eğer öyleyse, bizim bağlı olduğumuz ve şu anda üçlü bir yapı arzeden araş.gör.lük kurumu tek tipe inecek ve öğretim üyeliği ve araş.gör.lük arasındaki süreklilik kesilecek demektir. yasa çıktığı anda doktorası bitmiş araş.gör.lerin çoğu üniversitelerinden atılacak demektir (ve muhtemelen araş.gör. kadrosundaki öğretim görevlileri de). işin ilginç yanı yasada üniversitedeki akademik hayatı olumlu etkileyecek önemli bir düzenleme yok. zira yasa aslında şu sorulara yanıt oluşturmaya çalışıyor: yök aradan çekilince siyasi iktidar üniversiteleri yönetmeye nasıl devam edecek? yeni kurulan anadolu üniversitelerine nasıl kadro bulunacak? büyük üniversitelerin mevcut genç kadroları nasıl boşaltılacak? (ve yerlerine nasıl ...)

Hiç yorum yok: