12 Haziran 2012 Salı

dönem sonu, bitirme ve stüdyo

mimarlık okullarının pek önemli bir bitirme çalışması, bitirme stüdyosu ya da diploma projesi oluyor, bunu bir tür tez gibi düşünenler de var. bizde ise bitirme ödevi / çalışması / projesi var. öğrencinin kendi başına verili bir mimari problemden bir binaya ya da mekansal öneriye ilerlemesi ve bu sürecin belirli eşiklerde jüri adı verilen bir grup insan tarafından eleştirilere tabi tutulması şeklinde kurgulanmış. bu model aslında işlemiyor. öğrencilerin daha öğrenecekleri, üzerinde daha öte çalışabilecekleri o kadar çok konu, teknik, çalışma tarzı ve beceri var ki.. ve yani piyasaya çıkınca o boşluklar en yavan şekilde doldurulacak. ve tabi mimari kavrayış da çok uzun zamanlarda gelişiyor.. sonuç olarak o bitirme projesi eşiğine varsayılan yetkinlikte gelen öğrenci sayısı %5-10 arasında kalıyor... bu bitirme projesini biraz daha yoğunlaştırıp daha bir stüdyolaştırmak lazım gibi geliyor bir süredir bana.. muhtemelen jürilerde sıkılan diğer herkes de bunu hissediyordur? aslında ingiltere ve hollanda'da bazı iyi okullarda 3 yıl okuduktan sonra 1-2 yıl staja çıkmak ve sonra dönüp yüksek lisans adı altında 2 yıl kadar daha okumak gibi bir sistem var. bazı programlarda 1-1,5 yıl süren yoğun stüdyo merkezli bir çalışmanın ardından, çeşitli yönleriyle iyi çalışılmış bir proje üzerinden mezun olunuyor. ve bu süreç bazen bir research-by-design süreci de olabiliyor. bizde ise proje dersi ve bitirme projesi var.

bu dönem bitirme projesinde biraz daha fazla inisiyatif aldım. güzel ve güncel bir temamız vardı, kent tarımı.. böylesi bir temanın mekanı nasıl dönüştüreceğini çalışmak üzere barınma ve eğitim işlevlerini dosyamıza ekledik. ilginç ve zorlu bir arsa seçtik ve gerisini öğrenciye bıraktık. ama öğrenciyi rahat bırakmadık. iki hafta sonu kent tarımının çeşitli yönlerinde dolanan bir seri seminer ve çalışmayı erkenden ateşlemek üzere bir atölye düzenledik. ve bunlar anlamlı bir giriş sağladı sanıyorum. aslında ben özellikle o atölyenin sürecin hızını artırabileceğini ummuştum. süreci hızlandırmak ürünler açısından gerekli, çünkü ilk yorumlardan olgun bir mekansal ifadeye giden yol öğrenciler için epiy zorlu ve çok zaman alıyor ve bir dönem bunun için yeterli gelmiyor. dosyada jürilerde istenenler kısmında da nasıl bir süratte çalışmanın gerekeceğini sanıyorum ifade ettik. ama öyle beklentilerle, söylemekle, istemekle olmuyor tabii. sonuçta her dönem ne kadar hızlı işliyorduysa bu dönem de bitirme o hızda işledi ve en iyi çalışılmış proje bile teslime bir adım geriden yetişti. esasında, bu o kadar sorun değil de.. sonuçta ürün değil derdimiz. ama ürünün gelişimi bazı şeyleri gözlemlememizi de sağlıyor. sürecin son bir ayında öğrencilerin bir kısmının geriye dönüşler yaşaması... projenin eksiklerini giderip iyi bir sunuma gidecek yerde projeyi zayıflatan revizyonlar yapmalarına sebep olan tur dönmelere girmeleri.. yani aslında orda kendi kavrayış ve becerilerini geliştirmeyi başaramadıkları ve bildikleri alanda anlamsız yatay hamlelere giriştikleri anlamında yorumlanabilir bu durum..

öğrencilerin önemli kısmını birinci sınıflarından tanıyorum. mezunlarımı veriyorum yani :) gerçi geçen yıl da yaşamıştım bunu. öğrencilerin girişten çıkışa gidişatlarını takip edebilmek çok iyi olurdu aslında. çok da yapamıyoruz... ama en azından bir girişte bir çıkışta göz atmak da ilginç. hangi tavırlarla ilk yıllarını geçiren öğrencilerden sonuçta ne çıkmış.. o ilginç.. yürekli'nin birinci sınıfa indiği ilk yıl bir seri süper öğrenci çıkmıştı, onlar hala tavizsizce bir başkalar. başkalar yani. o tip bir girizgah onlara çok yaramıştı evet. o grubun ürünleri zaten ortalama olarak daha iyi öğrenciler oldular, ama motivasyonları da en baştan daha yüksekti ve öyle bir grup da daha sonra görmedim... benim gözlemim öyle. sonraki yıllar için böyle bir gözlemim yok. iyiler var, ortalar var, zayıflar var. ama çoğu "başka" değiller.

başka'nın keyfine ve heycanına kapılmak anlaşılır bir durum olmakla beraber, kendini geliştirmek için çırpınan (ve çan eğrisinin şişkin karnını dolduran) öğrenciler de görüyorum, onlara bu süreçte daha etkin biçimde eşlik etmek de bizim hedefimiz. aslında bitirme projesinin birebir iletişimlerle örülen bir stüdyoya dönüşmesi gereği bununla da bağlantılı. stüdyoda, her öğrenciyi tanıyıp, ona kendi algı ve motivasyonuna uygun biçimde eşlik etmek mümkün olabiliyor. (her zaman başarılamasa da). özel ders gibi çünkü bir yerde stüdyo. ve yeterince esnek kurgulandığında...

ve stüdyomuzla ilgili notlarla da dönemi kapatayım, çünkü dönem nihayet bitti ve biraz daha bitmeseydi çıtırt diye ezilecektim iç sıkıntısının ve yorgunluğun minik adımları altında. katıldığım stüdyo öğrencinin uzun uzun ve yavaş yavaş az-verili konuyu inşa etmesine, bu inşaat esnasında da bir mekansal ifadeye ilerlemesine dayanıyor. ve yavaş ve sıkıntılı bir stüdyo bu. içine başka şeyler de katacaktık. biraz da öyle başladık. sonra onlar hızla geride kaldı. tashih'ten ibaret bir stüdyoda 3 ay kadar oturduk. geçen dönem en azından sürekli bir kalabalık, bir curcuna, aynı temanın çoğaltmalarına dayanan yoğun bir üretim vardı. eğleniyordum yani. bu dönemki stüdyomuz çok aydınlıktı çok aydınlıktı çok aydınlıktı ya.. boş ve aydınlıktı. tenhaydı. erasmus'lar bizim zamanımızdaki gibi öğrencilik ediyorlardı ve onlarla lak lak ederken o kadar eğlenemedim de.. ama en azından öğrencilik ediyorlardı ve güzel, ölçeğine uygun, detaylı maketler üzerinden proje tartışmayı, kaliteli eskizler görmeyi ve bildiğin binalar olarak mimarlık konuşmayı özlemiş olduğumu gördüm. ama öte yandan bildiğin binalar olarak mimarlık yapmayan öğrencilerimiz de vardı ve onlar da çok keyiflilerdi doğrusu. öğrencinin hocaya keyif vermesi büyük ödül. bazısı öyle bir öğrencilik ediyor ki tatlı tatlı izliyorsun. yine de, bütününde, stüdyo, tenhaydı. sessizdi. aydınlıktı. boştu. sıkıcıydı. stüdyo saatlerinde yapılabilecek çok şey var. ve stüdyo, bu dönemde, bir proje daha yapmaktan ibaret olamaz. madem stüdyo merkezliliği istiyoruz, onu bu stüdyolarda uygulamaya geçmemiz lazım. stüdyoya çeşitli ek konular getirmemiz lazım. bunların bazıları temel becerileri geliştirebilir, bazıları bir uzmanlık alanını tasarıma entegre etmeye odaklanabilir, bazıları entelektüel çalışmalar olabilir...

Hiç yorum yok: